Langbeschreibung
Bazi seyleri unutmak mümkündür. Ama insanin kendinden
kactigi yer, hafizasindan önce kalbinde sakli kalir.
Gülseli, gecirdigi agir ameliyatin ardindan gözlerini actiginda
yalnizca hastane odasinda degil, hayatinin tam ortasinda da
yabanci bir yerde bulur kendini. Cünkü hafizasi, son on üc yili
geride birakmistir. Bir zamanlar ait oldugunu düsündügü ev,
sevdigi adam Ilgaz, anne diye seslenen cocuk... artik ona hem
tanidik hem de bütünüyle yabancidir. Hafizasinin karanliginda
kaybolan yillari yeniden anlamlandirmaya calisirken, gecmisine
ait parcalar yavas yavas gün yüzüne cikmaya baslar susularak
büyütülmüs kirginliklar, ertelenmis yüzlesmeler, yarim kalmis
asklar ve herkesin birbirinden sakladigi yalnizliklar...
Öte yanda Ilgaz, yillardir sürdürdügü hayatin icinde korkulari,
tutkulari ve secimleri arasinda sikisip kalmis bir adam olarak
yasamanin agirligini tasimaktadir.
Ikisi de farkinda olmadan, kusurlarini görünmez kilan, acilari
halinin altina süpüren, mutluluklarini oldugundan daha parlak
göstermeye calisan bir hayatin icinde kendi avatarlarini yaratir.
Tipki Pandoranin Kutusunu güzelliklerle doldurup icindeki
karanligi yok saymaya calisan insanlar gibi...
Icimdeki Sen, ilk romani Emanet Kalp ile okurla bulusan Gökcen
Orhanin ardinda biraktigi dosyalar arasindan cikan, yazarin
edebiyat dünyasina bir anlamda emaneti olan özel bir roman...